Kültür Edebiyat
Usul Usul
Tazele baharını Yağmur yağsın başaklara Bir ırgat yürüsün Toprak kokan zifiri gecelerde
Zifir Tortular
Sardunyalar da çekiliyor aramızdan Son gülüşün gibi Zifir zamanların ağudan Tortusu kalıyor geriye Camdan kopmayan ellerinin bölünüşü Buruk bir yan bakış tadında ki son
Susmalısın
Ferman Karaçam "Aşk Buzlu Bir Yanardağ" Kitabından Ruhi Özcan'a Bu gece yağmur yağacak
Son Gidiş İçin
Bırakıp Gidecek miydin Bir gün Böylesine Kilitleyip beni cehennem ateşinle Ayrılığın narlı cenderesine
Yorgun Düş
Giyinmez ellerinde Yorgun bıraktığın düş Granitlerden geçer ta kıyamete kadar İyileşmez derinlerde bıraktığın bu yara Geçer dokularından mevsimlerin Çağların
Derviş
Talan edilmemiş taze bakışın Düştü yüreğime Çaresiz kaldım Kokunda dervişin ıslak bakışı Sesinde baharlar Güller
Siyah Acı
Ben hep beyaz acılar bilirim Kolları Osmanlı Coğrafyası kadar upuzun yaşlandıkça simsiyah acılar da tanıdım yerin altında kolları derin ve hain
Saçlarında Gül Açar
Başörtü Direnişçileri'ne Saçların Belalı bir sessizlikte kabarıyor Ansızın Uçurum kenarındaki umut ışığı gibi Ve büyüyor gözlerimiz Sesindeki incecik hecelerde Büyüyor öfkesi karanlıkların Öfkesi sokakların
Kurşun Rengi Akşamlar
Bir haber yolla Gecemin yazgısı değişsin Ucunda kaderim tutuştu Hasretinin Gözbebeklerime oturdu Kurşun rengi akşamlar
Geç Git
Kıyarlar sana Gecenin çıldırtan çığlıklarına Sıkı tutun Hizaya getir duruşunu Hekimlerin Metal bir akışla ak git İniltisine hastaların Tebessümün öyle kalsın Hayat dolu ve sonsuz
Eriyor
Yüzünde sararan kanlıca gibi Şiirimde gümüş gökler Eriyor Bakma bana öyle yanamıyorum Halbuki geçtiğin yollar Eriyor Güneş hiç batmadı kaldı
Son
Gidiyorum işte Size bir gözyaşı çığlığıyla Savrulan uygarlığımı Haykırıyorum Celladıma ait maskenin altından
Seyyit
Yüzleri bir afete dönük Ceylanlar gibi / benizleri Sapsarı Yüzünden gülücükleri Yolunmuş
Mehmet Ercan'ın Yeni Kitabı Dudak Payım
Radyo 7'de hafta içi her akşam saat 20.00'da mikrofon başına geçen ve uzun menzilli kısa cümlelerle insana dair her şeyin konuşulduğu programla sesini duyuran Mehmet Ercan, yeni kitabıyla kitapseverlerin karşısına çıktı.
Albümdeki Fotoğraf
Bir siyah beyaz İstanbul fotoğrafı vardı Düşüp yitti cebimden Hher kapıyı açan anahtarımken Solup kayboldu puslu albümdekiler Tualimde bir bulut aksanı
Alıştık, bittik mon ami
Bu gece ay bir tomar ışık düşürdü bağrıma. Gece susuz, sessiz ve Lacivert. Alıştık, bittik mon ami. Kökü su'dan çektik. Kuruttuk, alıştık, bitirdik.
Aralık Üşümeleri
İklimler sana bakardı suskun Yolun daralırken rüyalarıma Açılan kapılardan, kurulan merdivenlerden Kokuların gelirdi önce Sebeplerden de, seslerden de evvelce
Bilmek
Depreşti şakağımda pustu nar'ın tanrısı Boğuldu masivada felekleri boğarak Ben de haykırdım işte sesinin simyasıyla