Kültür Edebiyat
Bugün Poyraz Günü...
Eser bakışların rüzgar misali Bir lodostan vurur bir karayelden Bugün poyraz günü derin işliyor Göğsüme kızıl kor alevi gibi İstanbul nakışlı bakışlarınla
Düş
Süzülünce Mehtap kor gözlerinden Düşer üzerime ıslak cemreler Gülüşlerin sızar gecelerime Göğsümde ellerin rüya besteler
Gideceksin Kalbim
Puslu aynalar ardında kaldın kalbim Çok zamandır unutkansın Hatırla Bağrından sökülen sendendir Ve okyanusları alevler azdırır bilmelisin Üstüne kuş tüyleri serpip Yanına gül kokuları verip Gideceksin Yakın Öncesi son söz Dudakların mühürlü …
İstanbul Beni Oku
Dalgın dalgın oturmuş bakıyorum yüzüne Göğüne denizine, martına boğazına Damarlarında müjde kaynayan aşk ateşi İstanbul, beni oku, beni yaz, beni konuş
Var Mı Beni İçinizde Tanıyan?
Tek Hece Aşk isimli şiirine bu soruylabaşlıyor Cemal Safi. “Var mı beni içinizde tanıyan?” Birçoğumuzun adını bildiği ama içeriğiyle ilgili ‘anlat' dendiğinde çok da bir şey anlatamayacağı Aşk ileilgili, aşkın ne olduğunu aşkın …
Aliya Bize Neler Öğretti
Aliya İzzet Begoviç, etrafı farklı inanç ve kültürlerle örülmüş bir coğrafyadan tertemiz ve arı duru nehirler gibi fışkıran özgün bir inanç ve eylem adamıdır.
Ne Olur
Bir şavkın dokunsa bin şafak atsa Bbir gözyaşın düşse bin grup batsa Bir parmağın değse bulutlar taşsa Çatlayan toprağımı sulasan n’olur
Saçlarında Çok Eylül
Zarafet kaçırdım zülfüne kondu Bir gül yaprağında hayalin dondu Bu hangi makamsa gönlüm hûn oldu O sevdalar saçan nağmelerinden
Yarasından Yar Damlayan Kalbime
Böyle değildin sen kalbim Manolya gülüşlerden mavi tonlar devşirir içirirdin bana Saz benizli Bal bakışlı acılardan ümit gülleri derer Sunardın gamlı ruhuma
SEVMİYORUM SİZİ...
Gözü kapalı, ''kutsallık addedilenler'', Ne yaparsa ''doğrudur, vardır bildiği'' denilenler, diyenler, Kişisel, grupsal ikballerini, her şeyin önünde görenler, Çocuklarını bile düşünmeyip gemileri yakanlar,
Ak Gel
Akıt gözlerini tel örgülerden Ak gel mavi mavi Sız derinlerden Durdur mevsimleri gelmesin nisan Kır kanatlarını Sensiz zamanın Her yerde hayalin
Balda Yangını Öpmek
Sen yoksun İstanbul’da yağmurlar kurşun gibi İşliyor bedene bahar safran, sular katran deniz zifir
Kar Başakşehir'de Rekor Kırdı
Önce Balkanlar sonra Ukrayna üzerinden gelen soğuk ve yağışlı hava, Türkiye’yi bir vurdu pir vurdu. Aralarında İstanbul’un da bulunduğu 30’a yakın il beyaz örtüyle kaplandı ve en çok sevinen çocuklar oldu..
Buz
Kura'da çocuk Buz üstüne yalın konduruyor Ağzını Yırtık urbalar içinde bozgun Kordan öfke gözleri Yoluyor buzdan dalgalarını Bedeninden kura’nın
Gözlerine Dalan
Tut ki saçlarına değdi dilruba Yitti nefesinde kehribar sesler Yıllardır ruhları kışkırtır bu raks Kanar dudağında bestesi aşkın
Kalem ve Sorumluluk
Söz uçmuyor. Her şey bir denge ve düzen içindedir. Söylediğimiz sözler eğer bizden daha evvel söylenmiş ise hiçbir işe yaramadığını sanmamalı.
EL-HALİK
EL-HâLİK Evrene, hayata, insana ve eşyaya... İster genel bir bakışla toptan bakın, isterse ayrıntılarına girerek, atomlarına ayırarak bakın; karşınıza bir ilk oluş, ilk hareket, ilk eylem, ilk nüve çıkmaktadır.
Gül Yıkanır Gülle
İncecik ve telaşlı Bir martı çığlığı biçer gecemi Islanır hayali çocukluğumun Her yanım sendin Soğuğu emip, üşüdük Bakışlarında musanın Yollara öfke taşıdık Öfkelere yol yaptık Bir ömür
İstanbul Biraz
Ben gözlerinde yaktım Bu şehrin Hasret anıtı yüreğini Yaktım Yüzbinlerce şarlatanını Bu şehrin Soğuk bir köpüğün bedeninde
Saat Ondört
Uyandığında Uuğultusu bitmiş olacak bu tarih depreminin Avuçlarında biriktirdiğin öfkeli hicranı Ddökeceksin bir solukta Bilmeyeceksin ki, sen yokken Biz nice fravunlar çoğalttık Etimizden, kemiğimizden ve serpilip durduk Nil …